KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Hürü ve Hüseyin Özdemir

Yer:
Almanya

Tarih:
30 Aralık 2011, Cuma
17:17

Alıntı Yap: Hürü ve Hüseyin Özdemir

***** Bütün Karaözü vede Cevre köylerin Yeni Yilini Kutlar...vede Bütün CANLARIN.
BÜTÜN DÜNYADA BARI$ OlMASI.
SAGLIK,,,
MUTLULUK,,,
BA$ARI;
... BOL KAZANC GETiRMESiNi,,,
Dilerim.... ********

Hürü ve Hüseyin Cifti....
Almanya.......
Yukarı Mail: yok  Web: yok  MSN: yok  Yahoo: yok  ICQ: yok 
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
30 Aralık 2011, Cuma
10:44

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

Yeni bir yılda yüzünüzden gülücükler,

Gönlünüzden sevgiler eksik olmasın.

Nice mutlu yıllara.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
İstanbul

Tarih:
26 Aralık 2011, Pazartesi
08:32

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

''Bir memlekette namus erbabı, lâakal namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memleket için kurtuluş yoktur.''

Bu sözler ile İsmet İnönü diyor ki, ''dürüst insanlar, yolsuzluk yapanlardan daha yürekli olmalıdırlar''

Turan GÜNEŞ İsmet İNÖNÜ ve Bülent ECEVİT arasındaki liderlik yarışının sonucunu şöyle özetliyor:
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
08 Aralık 2011, Perşembe
10:48

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

İğdeli Köyünden Selver Koç vefat etmiştir. Selver Koç ailesi ile İgdeli Köyü ve çevrelerindeki tüm akraba, dost ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletir, sabırlar dileriz.

Selver Koç'a Allahtan rahmet dileriz.

Not: Selver Koç : Dalkıranın Veli diğer bir ünlenmesi ise Musa'nın Kızının oğlu Veli Koç'un hanımıdır.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
08 Aralık 2011, Perşembe
10:31

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Yerlikuyu Köyünden Fevzi Özel'in eşi Melek Özel 7 Aralık 2011 tarihinde vefat etmiştir.

9 Aralık 2011 tarihinde Yerlikuyu Mezarlığında defnedilecektir.

Fevzi Özel'e, akrabalarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletir, ebediyete göç eden Melek Özel'e Allahtan rahmet dileriz.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
13 Ekim 2011, Perşembe
10:32

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

HALK TAKVİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Halk takvimini her hangi bir yöre insanının temelde kültürel miras olarak edindiği doğal olgularla ekonomik bağın anımsama ve anımsatma görevini üstlenmiş olan zaman-hayat ikilisinin bir dizgesi olarak tanımlayabiliriz.

Halk takvimi dediğimiz yerel takvim bilinen kimi doğal olaylara iyi ya da kötü özellikler yükler.
Yaygın bir inanca göre uzun süreli deneyim ve bilgi birikiminin ürünü olan halk takvimlerine uymamak onun gösterdiği doğrultuda hareket etmemek bireyin büyük zararlara uğramasına neden olur.

Çünkü halk takvimleri oluştukları doğal ve kültürel ortamın ürünüdürler. Yerel takvimlerdeki zamanı noktalama ya da bölümlemeler kimi kurumları olarak sayabiliriz.

Toplumsal yapıyı belirleyen ekonomik uğraş bunlarla ilgili olgular ve inanç sistemi halk takvimlerinin iskeletini kurarlar.

Temelde halk takvimlerinin oluşumunda toplumun ekonomik yapısı ve ekonomiyi belirleyen uğraş biçimi etkili görünmektedir. Bugün çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde iki takvim kullanılır:

1)   Bir yılı ayın 29-30 günlük dönem içindeki değişmelere göre 12 bölüme ayıran yani 354-    355 gün sayan ay takvimi ya da kameri takvim.

2) Dünyanın güneş etrafında 365 / 366 günlük hareketi esasına dayanan batı ülkelerinin de      kullandığı güneş takvimi ya da şemsi takvim.

Halkın gelenekleriyle ilgili belli günler için bu iki takvimden de yararlanılır.Dini bayramlar için ay takvimi başka türden tören ve işler için güneş takvimi kullanılır.Ayların da resmi adlarının yanında daha farklı adlandırıldığı olmaktadır.

Bazı yerlerde (Kayseri-Sivas-Yozgat Yöresi) Şubat Ayı diğer aylardan kısalığı bakımından ayrıldığı için 'Gücük (küçük)' olarak adlandırılmaktadır.

Kiraz ayı: Kirazların yetiştiği ay (Haziran-Temmuz),
Çayır ayı : Çayırların biçildiği ay gibi (Temmuz-Ağustos)

Kış mevsimi: Halk takvimlerinin büyük çoğunluğunda yıl Kasım Ayı'nın başında başlar ve Hıdrelleze kadar yani Mayıs Ayı'na kadar sürer; bu süre kış mevsimidir.

Hıdırellez: Hıdrellez ise 6 Mayıs'ta başlar, Hamsin adlı üç ana bölüme ayrılır. Tamamı 180 gün olarak kabul edilen kış devresinin ilk 135 günü yani Kasım-Zemheri-Hamsin aylarına "sayılı kışlar" ya da "hesaplı aylar" adları verilmektedir.

Bu devre kışın en şiddetli olduğu süredir ve insanlar tarafından uygun tedbirler almak üzere hesaplanır. Kışı tamamlayan 45 günlük bir devre daha vardır ki 6 Mayıs'a kadar geçen süredir.
Anadolu'da bu süreye "dokuzun dokuzu" "oğlak kışı" gibi isimler verilir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler için bu takvim yaşamsal önem taşır. Hayvan ve bitkileri sert soğuklardan korumak için "sayılı"yı bilmek zorunludur.

GÜN HAFTA ve AYLARIN ADLANDIRILIŞI:

Bugün çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde iki takvim kullanılır:

1- Kameri takvim: Bir yılı ayın 29 / 30 günlük dönem içindeki değişmelerine göre 12'ye      bölen yani 354 / 355 gün sayan ay takvimi.

2- Şemsi takvim: Dünyanın güneş etrafında 365 / 366 günlük hareketi esasına dayanan batı ülkeleriyle ortak olarak kullanılan güneş takvimi.

Halkın gelenekleriyle ilgili sayılı günler için bu iki takvimden de yararlanılır; dini bayramlar için ay takviminden başka türden tören ve işler için mevsimleri gösteren güneş takviminden.
Halk gelenekleriyle geçmişte belli bir olayın zamanını göstermek için halk dilinde örneklerine sık sık rastlanan yöntem toplumun yaşamında iz bırakmış önemli bir olayın bellek - taşı olarak alınmasıdır: Seferberlik (1914 - 1918 savaşı) Erzincan Depremi (1939) gibi.

Gece ve gündüz akşam güneşin batmasından başlar: Örneğin; Perşembe günü güneş battıktan sonrası ertesi gün güneş batmasına kadar Cuma sayılır.

Haftanın günleri herkesçe "resmi" adları ile bilinmekle birlikte Çarşamba günü "ışıklı" olarak adlandırılmaktadır. Günlerin bu şekilde değişik isimler alması bölgede ticaret merkezi olarak Pazar kurulan yerlere göre olmaktadır.

Yaşamlarını çiftçilik ve hayvancılık ile sürdüren toplulukların takvimleri mevsimlerin ve her mevsimin içindeki bölümlenmelerin yıl içinde türlü etkenlerden gelme çeşitlenmeler görülür. Örneğin Kayseri-Sivas-Yozgat yöresinde her mevsim iki aydan oluşmak koşuluyla yıl sekiz aya bölünmektedir.

Bahar                   :   Mart 22 Mart - 5 Mayıs, Hıdırellez ( 5 Mayıs - 21 Haziran)
Yaz                      : Gündönümü 22 Haziran - 13 Ağustos / Ağustos (14 Ağustos - 21 Eylül)
Güz                      :   Güz (22 Eylül - 5 Kasım) / Kasım (6 Kasım - 21 Aralık)
Kış                        : Zemheri (22 Aralık - 31 Ocak) / Karakış (1 Şubat - 21 Mart)

Kayseri-Sivas-Yozgat yöresinde ayların daha farklı adlandırıldığını görüyoruz. Zemheri (Ocak) Karakış (Aralık) gibi.

Halk takvimlerinin çoğunda kış aylarından birini ya da birinin bir bölümünü gösteren Karakış deyimindeki kara sıfatı olumsuzluk anlamı yüklenmiştir. Bu dönem köylünün iş göremediği ve en çok sıkıntılı günlerini anlatan dönemdir. Avara (Avare) olarak anlatılan dönem Ekim işlerinin bitip çiftçinin boş kaldığı zamandır.

Birçok yöre takviminde Şubat öteki aylara oranla kısalığı bakımından Gücük olarak adlandırılmıştır.

Anadolu takvimlerinde koç katımını gösteren dönemlerden başka, döl dökümü kuzu ayı (Kars'ta Mart için) 'döl başı' deyimleriyle de belirli mevsim bölünmeleri gösterilmiştir. Bu dönemlerin resmi takvimde aynı aylara veya dönemlere rastlaması düşünülemez.

Yılın mevsimlere bölünmesindeki en yaygın kural:

Yılı Kasım ve Hıdırellez olarak ikiye bölmektedir.
Hıdırellez 6 Mayıs'ta başlayıp Kasım'a kadar sürer.
Anadolu'nun Doğu Bölgeleri'yle ilkbaharın başlangıcı olarak birçok kültürde yılbaşı sayılmıştır.

Doğu Anadolu geleneklerinde Nevruzu (Cuma gününü) Hz. Ali'nin doğum günü olarak kabul ederler.

Teknolojik açıdan yetersizliğin olduğu toplumlarda yüzyıllara dayalı yerel deneyim görgü tahminlerle atmosfer olaylarına ilişkin bilgiler oldukça yüksek doğruluk oranlarına ulaşmıştır.

Yaşamın tamamen doğal etkenlere bağlı olduğu geleneksel toplumlarda hava tahminleriyle ilgili bilgiler kültürel bütünlük içerisinde önemli bir yere sahiptir. Tarım toplumunda Ay'ın durumuyla ilgili bilgiler de son derece önem kazanmaktadır. Örneğin Ay hilal biçimindeyse ve açık kısmı yukarı doğru bakıyorsa bu durum kısa süre içinde yağmur yağacağı şeklinde yorumlanır.

Tarlaya tohum ekme zamanı da ayın durumuna bağlı olarak belirlenir. Ay'ın yeni doğmuş ilk hali yani "Ay'ın aydını" bir süre beklenir.

Kırsal kesim insanı için yaşamsal bir önem taşıyan hava tahmininde insanlar kavak ağaçlarının yapraklarını tepeden dökmeye başlaması kışın sert geçeceği anlamına gelir.
Aynı şekilde çam kozalakları fazla olursa kış zor ve uzun geçecek demektir. Hayvanların davranışları da havanın nasıl olacağı konusunda ipuçları vermektedir. Örneğin, koyunlar yüzünü güneye (kıbleye) karşı dönerek yatarsa bu kısa süre içinde yağmurun yağacağı anlamına gelir.

Mevsimi geldiği halde yağmayan yağmurlar hayatı olumsuz yönde etkilediği için insanların bunun için bir şeyler yapması gerektiği düşüncesine yol açmıştır. Yağmur yağdırmaya yönelik törenler halk kültürü zenginliklerimiz arasında yer almaktadır. Yağmur yağdırma törenleri iki yönüyle kendini göstermektedir:

a-     Büyüklerin katıldığı 'yağmur duaları' ve bununla ilgili işlemler,
b-     Çocukların katılımıyla yapılan oyunumsu törenler.

Büyüklerin katıldığı yağmur duaları orada bulunan kişiler de bu dualara katıldıktan sonra kurban kesilerek yemekler yenir. Belli sayıda taş toplanarak üzerlerine dua okunur ve bu taşlar bir suyun içine atılır. Yeterince yağmur yağdığına inanıldıktan sonra bu taşlar sudan çıkarılır.

Küçüklerin katıldığı yağmur dualarında ise; genellikle çocuklar toplanarak bütün evleri dolaşırlar; evde bulunan kişilerden yağ, şeker, un, bulgur v.s. toplayarak bunlardan yemek yaparlar. Bu arada kendi aralarında birtakım eğlenceler ve oyunlar düzenlerler.

Geleneksel toplumlar kendi yaşantılarında etkisini belirgin bir biçimde gördükleri doğal olayları etkinin türü ile de adlandırılmışlardır. Bunun en güzel örneğini kimi rüzgâr adları verir. "Çanak gurudan" "Moza gıran" gibi...

Değişik yörelerden değişik zaman dilimlerinde görünüp izlenebilen Güneş hareketleri ile bir şaşmazlığın-periyodikliğin sembolü olmuşlardır.
İşte bu nedenledir ki onlarda hayata etkin gizler aramıştır.

Ülker(Ülger) adı verilen yıldız bunun en güzel örneğidir. Bazı yörelerde özellikle yaz aylarında Ülker yıldızının etkisiyle bitkilerin ve hayvanların zarar göreceğine inanılır. Bu etkiden korunmak için çeşitli tedbirler alınır

Halk meteorolojisi alanında halkın bilgi ve tecrübesine örnek oluşturan başka bir olayda Eyyam-ı Bahur günleridir. Eyyam-ı Bahur halk arasında Ağustosun ilk haftası olarak kabul edilen yılın en sıcak günlerinin adıdır.

Halkımız güneş ışınlarının en etkin olduğu kabul edilen bu günlerde birtakım inançlara bağlı olarak bazı uygulamaların yapılması gerektiğine inanır. Bu inanç ve uygulamalar özellikle bitkiler üzerinde yoğunlaşır.

Kaynak: 1- Emekli Öğretmen Şahin TATAR (Babam), 2- Prof. Dr. Faruk Sümer: Çepniler, Yabanlu Pazarı, Türk Devletlerinde Şahıs Adları
                                                      
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Hürü-Hüseyin Özdemir.

Yer:
Istanbul

Tarih:
28 Eylül 2011, Çarşamba
00:04

Alıntı Yap: Hürü-Hüseyin Özdemir.

     Vefat Ve Bassagligi
Saygi Deger Hüseyin Ceylan Amcamizin Vefati Bizlerde Büyük Üzüntü Yaratti Hüseyin Amcamiza Allah´Tan Rahmet Mekani Cennet Topragi Bol Olsun Tüm Ceylan Ailesine Vede Yakinlarina Bassagligi Dileriz.

Basimiz Sagolsun..
Yukarı Mail: yok  Web: yok  MSN: yok  Yahoo: yok  ICQ: yok 
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
26 Eylül 2011, Pazartesi
15:09

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

İğdeli Köyümüzün Değerli bir insanı olan HÜSEYİN CEYLAN'ın da aramızdan ayrıldığını ve hakkın rahmetine kavuştuğunu Sayın Cafer Tatar Öğretmen haber verdiğinde şaşkınlık içinde kaldığımı ve üzüntümü tarif edemem.

İğdeli Köyümüzün aydınlık yüzlerinden biri olan ve uzun yıllar Askerlik Şubelerinde sivil memur olarak görev yapan Hüseyin Ceylan'a Allahtan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine sabır ve başsağlığı dilerim.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
21 Eylül 2011, Çarşamba
19:31

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

YAHUDİ ZEKASI
Bir Rus Yahudi'si İsrail'e göç müsaadesi alır.
Çıkışta Ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında Lenin in büstünü bulurlar, sorarlar :
- Bu nedir?
Yahudi :
Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi...
Bu Lenin'dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getiren..
bende bunu bereketli günlerin hatırası için yanıma aldım.
-Tamam, Ruslar bırakır ve geçer.
Tel Aviv havaalanında gümrük memurları büstü görür ve sorar :
- Bu nedir?
Yahudi: Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi...
Bu Lenin'dir. Bu deli cani yüzünden Rusya'yı terk etmek zorunda kaldım !
Yanıma aldım ki her gün bakıp lanet okuyayım !
-Tamam, bırakırlar ve geçer...
Adam evine gider, büstü büfenin üstüne koyar,
gelişi sebebiyle akrabalarına davet verir.
Yeğenlerden biri sorar :
- Bu kimdir?
Yahudi cevap verir :
- Bu kimdir değil, bu nedir diye sorman gerekirdi...
Cevap da,
on kilogram yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, KDV'siz...

SAKIP SABANCI ZEKASI

Sakıp Sabancı'ya bir gün demişler ki:
- "Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz. (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)"
- "Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?"
Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:
- "Öte yanda da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA"
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Ragıp TATAR

Yer:
Ankara

Tarih:
14 Eylül 2011, Çarşamba
17:32

Alıntı Yap: Ragıp TATAR

Konya' da iş arayanlar lütfen dikkat...

KONYA' da fabrikamızda istihdam edilmek üzere,
Endüstri Mühendisi, Makine Mühendisi,
Makine teknikeri, CNC operatörü,
Torna-Freze operatörleri,
Kaynakçılar, Montaj elemanı
olarakyetiştirilebilecek el becerisi iyi genç elemanlara ihtiyacımız var.

Çevrenize ve tanıdıklarınıza bu duyuru iletebilir ve bana ulaşmalarını bildirebilirsiniz.

Sevgi, saygı ve dostlukla

M. Alptekin AYDIN

0090-5415510988

aaydin@kayahan.com
www.kayahan.com.tr
www.konsantas.com.tr
Yukarı          
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
04 Ağustos 2011, Perşembe
11:18

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

"KARAÖZÜ VE YÖNETİM REFORMU"

"Başlıklı mesajım ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeleri, büyük bir heyecan ile okuyorum. Bunlardan bazılarının küçük ve kişisel hesaplarla yazıldığı, toplumsal ve yöresel düşünceden uzak olduğu için dikkate almıyorum." (Tekin KARABIYIK)

Özellikle ikinci cümleyi yöremiz insanlarının dikkatli okumasını öneriyorum. Bakalım alanında uzman olan bu vatandaşın görüşünü dikkate alıpta çevre köyler Karaözü kasabasının mahallesi olacak mı?

Zaman içerisinde göreceğiz.
Aynı çorba yıllar önce ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirildi. Ancak çorbaya kimse kaşık uzatmadı.
Laf kalabalığı yaparak milletin kafasını bulandırmaktan başka bir şey değil bunlar.

Sen kendi köylünü köyde tutacak projeler üretmeyeceksin, köylüyü sadece seçimden seçime tanıyacaksın, köylü köyden göçüp gidince ve senin nüfusun azalınca Belediye durumun riske girecek ondan sonra çevre köylerden medet umacaksın. Bunlar bazılarının ileride oturmayı düşündükleri koltukları şimdiden kaybetmemek için ortaya attıkları sinsi düşünceler.           

TAM BİR ŞARK KURNAZLIĞI.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
31 Temmuz 2011, Pazar
22:17

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

Çevre köylerin Karaözü'ne bağlanması,çevre köylere hiç bir avantaj sağlamaz.Karaözü Belediyesi özellikle kasabadan başka yerlere nüfus nakli yapılmasının önüne geçmelidir.

13 AĞUSTOS 2011 GÜNÜ YAPILACAK OLAN TOPLANTIDA BÖYLE BİR MADDE GÜNDEME DAHİ ALINMAMALIDIR.

Çevre köylerin Karaözü'ne bağlanması düşüncesinede çevre köy halkı ve muhtarlarının destek vereceğini sanmıyorum.

Bu düşünce zaten daha öncede gündeme gelmişti ve kabul görmemişti.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
01 Temmuz 2011, Cuma
21:46

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

2 TEMMUZ 1993 SİVAS-MADIMAK KATLİAMINI NEFRETLE KINIYOR,
35 CANI RAHMETLE VE SAYGI İLE ANIYORUM.

Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
Bir türkü çığlıkla ateşe düştü
Kuytu bir köşede bir çiçek küstü
Döktü yaprağını boynunu büktü

Şu Sivas'ın elinde sazım çalınmaz
Güllerim yandı yüreğim dayanmaz

Kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
Bilmez misin ki türküler yanmaz
Günü gelir sanma hesap sorulmaz
Dayanır kapına Pir Sultan ölmez

Şu Sivas'ın elinde sazım çalınmaz
Güllerim yandı yüreğim dayanmaz

Edip AKBAYRAM

Not: Katliamda ölenlerin 33'ü sanatçı, yazar, öğrenci, 2 kişi Otel görevlisi, 2 kişi de Oteli ateşe veren Canilerden oluşmaktadır. Toplam 37 denilmesi budur.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
25 Haziran 2011, Cumartesi
21:09

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Köyümüzün (İğdeli) aydınlık yüzlerinden

Emekli öğretmen ALİ GÜNEŞ VE

Emekli Astsubay Süleyman ÇINAR

Aramızdan ayrılarak ebediyete göç etmişlerdir.

Merhumlara Allahtan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
16 Haziran 2011, Perşembe
18:42

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

Pedogoji (Eğitim Bilimi)'de bir kural vardır. Bu kural der ki "Sana göre doğru, bana göre doğru yoktur. Doğru bir tanedir ve aklın yolu birdir."
Bu kural Pedogoji'nin en katı, ancak en doğru kuralıdır.

12 Haziran seçimlerini değerlendiren arkadaşlara ben yukarıdaki kural ışığında naciz ane bir kaç şey söylemek istiyorum.
1-) CHP 12 Eylül 1980'den sonra en başarılı sonucunu almıştır.
2-) CHP Bülent ECEVİT'in genel başkanlığından sonra en başarılı sonucunu almıştır.
3-) Baykal'ın genel başkanlığında en son genel seçimde % 19.6,Yerel seçimde ise % 19.8 oranında oy almıştır.
4-) Kılıçdaroğlu ile ilk defa seçime giren CHP % 26 oy alarak bence alabileceği en iyi oyu almıştır. Çünkü bu seçimde sağ oylar birleşerek
(buna bir kısım MHP oylarıda dahil) AKP'ye gitmiştir.
5-) Bağımsız adayların büyük bir kısmı CHP'nin oylarını bölmüştür.
Bunu en açık olarak İstanbul'da görüyoruz. Bu adaylar CHP'ye 5-6 milletvekilliği kaybettirmişlerdir. Buna % 10 luk barajı da dahil edersek 8-9 milletvekiline çıkmaktadır.
6-) Hiç şanslarının olmadığını bile bile seçime giden bağımsızlar, başka partilerin veya başka bağımsızların baskısıyla seçime girmişler ve CHP'ye büyük darbe vurmuşlardır.
7-) Kılıçdaroğlu'na başarısız diyenler, başarısızlığı acaba neye göre değerlendiriyorlar. Bunu anlamakda zorlanıyorum.
   
Hoş görünüze sığınarak saygılarımı sunuyorum.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
08 Mayıs 2011, Pazar
10:26

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

2006 Yılında kendisi ile YALOVA'da tanışma şerefine nail olduğum hukuk adamı Halit Çelenk'in ölümünden büyük üzüntü duydum.

Mekanı cennet olsun.

Ayrıca ölüm tarihi de çok anlamlı.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
04 Mayıs 2011, Çarşamba
19:59

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

Sayın Muhtar;İsmail DEMİR Bey'e...

Kırözü ile ilgili yazıyı keşke doğrudan benim e mail. adresime yazarak veya bana telefon ederek gündeme getirseydin.
Gerçi hiç önemli değil, aşık sitelere yazarak da bunu bana duyurabilirsin?

Sayın Muhtar; yazıyın girişinde Hüseyin ŞAHİN'in kişilik profilini çizmişsiniz, ben de aynen görüşünüze katılıyorum. Ancak merhumu
savunma gibi bir gayretim olmadı ve olmazda. Mekanı cennet olsun.

Ben kırözü'nün suyunu Hüseyin ŞAHİN sattı diye kime dediysem yüzleşelim. Ben bu konuyu Kayseri'de Doğu Garajında Turan DEMİR abi ile konuştum. Orada Turan abiye aynen şunu söyledim: "Kırözü meselesi Hüseyin ŞAHİN'in muhtarlığı döneminde gündeme gelmiş, Hüseyin ŞAHİN'in ile birlikte Karpınar Köyü Muhtarı merhum Mehmet AVAR'da " Kırözü Gaziler, Taşlık, Kavaklı, Karpınar ve İğdeli köylerinin ortak mallarıdır" diye ortak tutanağa imza atarak mühürlemişler dedim. Ben sözümün arkasındayım. Ben hiç bir zaman Hüseyin ŞAHİN'in kırözünü sattığını söylemedim. Yukarıda bahs ettiğim konuyuda bizzat Gazilerliler söylüyor.
   
Benim sizin bahs ettiğiniz gibi bir önceki muhtarı temize çıkarma gibi bir gayretim olmadı, olamaz da.

Hatırlarsanız siz seçim döneminde beni telefonla aradığınızda size aynen şu cümleyi kullanmıştım" Ne senin adaylğın, ne de Baki DEMİR'in adaylığı bana heyecan vermiyor" demiştim. Yine aynı şeyi söylüyorum.

Hatem DUMAN'ın tarlasından su Baki DEMİR'in zamanında gitmiş olabilir. Bir İğdelili olarak bu durum sizi ne kadar rahatsız ettiyse beni de o kadar rahatsız etmiştir. Evet mahkemeye itiraz etmeliydi. Ben bunu aynen Turan DEMİR abiye de söyledim. Baki DEMİR itiraz etmemekle hata etmiştir. İtiraz etmeliydi. "Benim kırözü'nde işim kalmadı" demesi de çok yanlış bir şeydir. Eğer insanlar yetkili olduğu dönemlerde hata yaptılarsa, bu hatalarının hesaplarını hukuk önünde vermek zorundadırlar. Bu kişi her kim olursa olsun İğdelinin çıkarlarının önünde değildir.
    
Evet sayın muhtar; benim merhum Hüseyin ŞAHİN ile ilgili söylediğim yukarıda yazdıklarımdan ibarettir. Merhumu rahmetle anıyor, mekanı cennet olsun diyorum.
   
SEVGİ İLE KALINIZ...
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Osman(Cafer) TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
01 Mayıs 2011, Pazar
10:26

Alıntı Yap: Osman(Cafer) TATAR

1 MAYIS'IN ANLAM VE ÖNEMİ ÜZERİNE
"Doğruyu söylemekten korkmayınız!.."
Mustafa Kemal ATATÜRK

"1 Mayıs alın teriyle, emeğiyle geçinen işçiler ile tüm emekçilerin demokratik hak ile taleplerini gündeme getirdikleri, birlik, dayanışma, mücadele günü olarak kutlanır."
Cevdet SELVİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı

Bilindiği üzere 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. Avusturalya'dan Kuzey Kutbu'na, Afrika'dan Asya'ya, Amerika'dan Avrupa'ya yüz milyonlarca emekçi sömürüsüz, baskısız ve savaşsız bir dünya özlemini 1 Mayıs alanlarında haykırmaktan onur duymaktadır.

   Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu en önemli şey demokratikleşmedir. Bu anlamda Türkiye emekçileri için Taksim’de olmak “inatlaşma” değil, demokrasi mücadelesinin olmazsa olmazlarındandır. Çünkü Taksim Meydanı 36 insanımızın katledildiği 1 Mayıs 77 Katliamı’nın ardından 1 Mayıs’la özdeşleşmiş; 1 Mayıs Meydanı olmuştur. Emekçilere yapılan en kanlı saldırı, bu alanda gerçekleşmiştir. Bu, bir sembol değil, bedelini Türkiye emekçilerinin kanıyla, gözyaşıyla ödediği bir tarihtir. Bu nedenle; Taksim, 1 Mayıs Alanı’dır.

   16 Mart 1978’de İÜ. Eczacılık Fakültesi’nde 7 öğrencinin katledilmesinin, Maraş, Çorum katliamlarının ve 12 Eylül askeri darbesine uzanan ortamın yaratılmasında 1 Mayıs 1977 katliamının önemli bir kilometre taşı olduğu açıktır.

"Her konunun tartışıldığı" ve yavaş yavaş dosyalarının açıldığı koşullarda 1 Mayıs 1977 katliamından hiç söz edilmemesi, anlamlıdır.
    
30 yıldır çeşitli hükümetler, 12 Eylül darbecilerinin yarattığı hukuka sadık kalarak 1 Mayısları yasaklamışlardır. Emekçiler, uğradıkları baskılara, tehditlere, cinayetlere, kışkırtmalara, katliamlara rağmen 1 Mayıs'lara sahip çıkmışlardır.
    
1 Mayıs 1977 katliamının açığa çıkarılması ve unutturulmaması için de emekçilerin İstanbul'da 1 Mayıs'ı Taksim'den başka bir alanda kutlamama kararlılığı, son derece haklı bir istemdir.
    
120 yıl önce 8 saatlik çalışma günü kazanıldığı halde, bugün ülkemizde 14 saatlik çalışma süreleri devam etmektedir. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve insanca yaşanacak bir ücret için verilen ve verilecek mücadeleler, işçi sınıfının uluslararası dayanışmasının simgeleştiği gün olan 1 Mayıs'ta anlamını bulmaktadır.
    
Bugün, 1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesi, Türkiye emekçileri için önemli bir kazanımdır. Emekçiler bu kararı, çok gecikmiş bir adım olarak değerlendirmektedirler. Kimse bu karardan yola çıkarak, atılan adımın emekçilere bahşedilen bir lütuf olduğunu düşünmemelidir. Atılan adım, 30 yıl önce gasp edilmiş bir hakkın, onlarca yıldır Türkiye emekçilerinin sürdürdüğü ısrarlı mücadelenin, ödenen bedellerin sonucudur.
    
1 Mayıs, dünyada 167 ülkede çeşitli isimler altında birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak “bayram” havasında, kentlerin en merkezi alanlarında ve yasaksız kutlanmaktadır.
   
Ülkemizde 1 Mayıs önündeki engellerin kaldırılması, 1 Mayıs 1977 katliamının ortaya çıkarılması, yakın geçmişteki karanlık olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacaktır. Bu konuda cesaretle adım atılarak, 1 Mayıs 1977’de yaşanan katliamın aydınlatılması ve sorumlularının yargılanması için TBMM Araştırma Komisyonu bir an önce kurulmalıdır.
    
Bugün ülkenin ekonomik ve siyasi olarak içinden geçtiği son derece duyarlı süreçte, her zamankinden daha fazla demokrasiye ve açıklığa ihtiyaç vardır. Bu konuda siyasal iktidarı, emekçilerin haklı istemlerini gasp etmeye yönelik her türlü davranış ve girişimlerden uzak durmaya ve toplumsal barışa karşı duyarlı olmaya davet ediyor; tüm ezilenleri 1 Mayıs ruhuyla selamlıyorum.
Yukarı Mail: osmancafer@gmail.com         
 
Gönderen:
Hasan Tasyürek

Yer:
İstanbul

Tarih:
23 Nisan 2011, Cumartesi
00:26

Alıntı Yap: Hasan Tasyürek

Sayın Yöremizin Site Yöneticilerine ,

yöremiz insanlarını birbirine düşman etmeye yönelik kişisel saldırılara ve bilhassa BAK DER başkanımızla yöneticilerine yapılan özel saldırıları sitelerinize yerleştirmek hiçte etik değil.

Dürüst olmak benim asaletimdir diyebilen Site yöneticelinin bundan sonra bu tür yazıları sitelerinde yayınlamayacağına inancım sonsuzdur.

Büyük düşünen insanların böylesi basit tartışmalara harcanacak vakti yok artık.

Yedi Bucak Avşarlarının tek gülü IĞDELİ PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR VE CEMEVİ inşaasını tamamlamak hepimizin göreviyken, böylesi basit kişilerlen uğraşmamız bizi ve yöremiz insanını tatmin etmiyor.

Sizlerin asaletine yakışan, Cemevi ne yardım kampanyasını başlatmak ve sonuçlandırmaktır.

Bunu yapacağınıza da inancım sonsuzdur. Bu Gül ün oraya dikilmasinin hepimizin namus borcu olduğuna inandığınızada inancim sonsuzdur.

Bütn insanlarımızı yadım kampanyasına katılmaya davet ediyor, hepinizi açılışa bekliyoruz.

BAK DER SEKRETERİ

HASAN TAŞYÜREK
Yukarı Mail: hasan@tasyurek.de         
 
Gönderen:
Ozan KILIÇ

Yer:
Konya

Tarih:
21 Mart 2011, Pazartesi
06:50

Alıntı Yap: Ozan KILIÇ

Merhaba Hüseyin Amca ve Değerli Site Sakinleri..
Merhaba Erenler..
Çok Uzun Bir Zamandır Başta Hüseyin Amcanın Sitesi Olsun ve Aşiret Köylerinin Sitesi Olsun ve daha Bir Çok Siteden Yaşam Şartlarına Uyum Sağlamak Amacıyla Uzak Kaldım Ama Her Zaman Aklımda olan Sitelerden Sadece Hüseyin Amcanın ki ne Girme Fırsatı Bularak Yazıyorum Dostlar Herkese Kucak Dolusu Selamlar ve de Saygılar İhmal Ettiğim Büyüklerimin Affına Sığnıyorum.
Dostca Kalın Erenler...
Yukarı Mail: kalekoylu_ozan_saddam@hotmail.com         
 
Gönderen:
Hasan TATAR

Yer:
İstanbul

Tarih:
04 Mart 2011, Cuma
16:52

Alıntı Yap: Hasan TATAR

Köyümüz halkından kayseri Özel Ömür Hastanesinde Ameliyat olduğunu öğrendiğim Sn. Ünal ALKAN abime acil şifalar diliyorum.

Hasan TATAR
Yukarı Mail: htatar_38@hotmail.com         
 
Gönderen:
Hasan TATAR

Yer:
Kayseri

Tarih:
20 Şubat 2011, Pazar
11:29

Alıntı Yap: Hasan TATAR

Syn Türkmen sitesi ve burunoren. com editörü sitenizdeki gereksiz ve asılsız ölüm haberini kaldırırmısınız .

Saygılarımla

Hasan TATAR
Yukarı Mail: htatar_38@hotmail.com         
 
Gönderen:
Kadir CEYLAN

Yer:
Adana

Tarih:
23 Ocak 2011, Pazar
12:58

Alıntı Yap: Kadir CEYLAN

Sayın Hüseyin DEMİREL ve Hüseyin ŞAHİN ailelerine baş sağlığı diler ALLAH Mekanını CENNET eylesin Dualarımızı kabul etsin.

Acınızı sizinle paylaşıyoruz ALLAH güç ve sabır versin Ailesine ve yakınlarına.

Salman CEYLAN oğlu

Kadir Ceylan                                   
Yukarı     MSN: kadirceylan2063@hotmail.com     
 
Gönderen:
tuncay yalcin

Yer:
Almanya

Tarih:
21 Ocak 2011, Cuma
03:02

Alıntı Yap: tuncay yalcin

Vefat Eden Değerli Merhumlar Hüseyin Şahin ve Hüseyin Demir'e Dualarımızı, Acılı Kederli Ailesine Başsağlığı Diliyoruz. Yattığı yer cennet olsun.

YALÇIN AİLESİ
Yukarı          
 
Gönderen:
Nejdet CEYLAN

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Ocak 2011, Perşembe
22:37

Alıntı Yap: Nejdet CEYLAN

Hüseyin Demirel abime rahmet diler,ışıklar içinde yatsın.Tüm DEMİREL ailesinin ve sevenlerinin acılarını paylaşır,başları sağ olsun.
Yukarı Mail: nejdet.ceylan@mynet.com         
 
Gönderen:
Nejdet CEYLAN

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Ocak 2011, Perşembe
22:30

Alıntı Yap: Nejdet CEYLAN

Köyümüzün muhterem değerli insanı Hüseyin ŞAHİN abinin hakka yürümesini büyük üzüntüyle öğrendim.

Merhuma Tanrıdan rahmet diler, toprağı bol, mekanı cennet olsun, ışıklar içinde yatsın.

Tüm ŞAHİN ailesinin acılarını tüm kalbi duygularımla paylaşırım. Başınız sağ olsun
Yukarı Mail: nejdet.ceyla@mynet.com         
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Ocak 2011, Perşembe
20:05

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Sevgili Dayım Hüseyin Şahin'in vefatını Çok Saygıya Değer Ragıp Tatar'dan öğrendim.

Üzüntümü tarif edemem. Hayattın her türlü ezasını ve cefasını çeken bir insan olarak Allah'tan sana Rahmet diliyorum.

Sevgili Dayım, senin ailene, çocuklarına ve sevenlerine büyük sabırlar diliyorum. Son olarak geldiğim Köyümde evinde görüştüm ve bayramlaştım. Resimlerini günün anısı olarak arşivden bulup çıkardım ve gözümün önünden şerit gibi geçti sohbetimiz.

Acımız büyük, nurlar içinde uyu...

Hüseyin Ekici
Üsküdar/İstanbul
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Hüseyin Ekici

Yer:
İstanbul

Tarih:
20 Ocak 2011, Perşembe
13:02

Alıntı Yap: Hüseyin Ekici

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

İğdeli Köyünden Hüseyin Demirel Kayseri de geçirdiği rahatsızlık sonucu kurtarılamayarak vefat etmiştir.

Hüseyin Demirel Ailesi başta olmak üzere, sevenlerine ve tüm tanıdık dostlarına sabır ve başsağlığı diler, aramızdan ebediyete göç eden Hüseyin Demirel Abiye Allahtan rahmet ve cennet mekanı dileriz.

Hüseyin Ekici
Üsküdar/İstanbul
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Hüseyin Ekici

Yer:
İstanbul

Tarih:
13 Ocak 2011, Perşembe
09:58

Alıntı Yap: Hüseyin Ekici

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Değerli Sanatçımız, Güzel İnsan,Gönül Adamı

KIVIRCIK ALİ (Ali Özütemiz)

Elim bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Arkasında sayısız üzüntüyü ve gözyaşını da bırakarak.

Anadolu Sevgi Bilriği Kültür ve Dayanışma Derneğimizden HOŞGÖRÜ ödülü de almış olan Sanatçımıza Allahtan rahmet, ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve hepimize sabır ve başsağlığı dileriz.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
10 Ocak 2011, Pazartesi
12:03

Alıntı Yap: Hüseyin EKİCİ

Beyine zarar veren alışkanlıklar:

1-     Kahvaltı etmemek
Kahvaltı etmeyen kişiler, düşük bir kan şekeri seviyesine sahip olur. Bu durum beyin için yetersiz besin tedarik edilmesine ve sonunda beyin dejenerasyonuna yol açar
2-     Aşırı ısınma
Beyin arterlerinin sertleşmesine neden olarak, zihin gücünün azalmasına yol açar

     3. Sigara içmek

        Çoklu beyin büzülmesine neden olur ve Alzheimer hastalığına yol    
        açabilir.

     4.Yüksek şeker tüketimi
Çok fazla şeker proteinlerin ve besinlerin emilmesini durdurur ve dengesiz beslenmeye neden olur ve beynin gelişmesine engel olabilir.

     5. Hava kirlenmesi

Beyin vücudumuzda en çok oksijen tüketen organdır. Kirli havanın teneffüs edilmesi, beyne giden oksijeni azaltır ve beynin veriminde düşüş yaratır.

     6 .Uyku yetersizliği

Uyku beynimizin dinlenmesini sağlar. Uykudan uzun vadeli yoksunluk beyin hücrelerinin ölmesini hızlandırır.

     7. Uyurken kafayı örtmek

Kafayı örterek uyumak, karbondioksit konsantrasyonunu arttırır ve beyne hasar veren etkilere yol açabilir.

    8. Hastalık sırasında beyni çalıştırmak)

Hasta iken çok çalışmak veya öğrenmek beyin etkenliğinin azalmasına yol açabilir ve ayrıca beyne hasar verebilir.

    9. Uyarıcı düşüncelerde eksiklik)

Düşünmek beyin jimnastiği için en iyi yoldur, beyni uyaran düşüncelerin eksikliği beyin daralmasına yol açabilir. Çapraz bulmaca ve Sudoku iyi egzersiz sağlar.

    10. Az konuşmak

        Zihinsel sohbetler beynin etkinliğini geliştirir.


Karaciğer hasarının ana nedenleri:   

     1. Çok geç uyuma ve çok geç kalkma

     2. Sabahları çiş yapmamak

     3. çok fazla yemek

    4. Kahvaltıyı atlamak

    5. Çok fazla ilaç tüketmek

    6. Çok fazla koruyucu, gıda katkısı, gıda boyası ve yapay tatlandırıcı tüketmek

   7. Sağlıksız pişirme yağı tüketmek

İçinde en iyi pişirme yağı olan zeytinyağı bile olsa, kızartma yaparken mümkün olduğunca pişirme yağını azaltın. Yorgun olduğunuzda, eğer vücudunuz formda (zinde) değilse kızarmış gıdalar tüketmeyin.   

    8. Çiğ (veya fazla pişmiş) gıdaların da tüketilmesi karaciğere ağır yük olur. Sebzeler çiğ veya 3-5 kısım pişirilerek yenmelidir. Kızarmış sebzeler bir öğünde bitirilmeli, saklanmamalıdı r.

Kansere en çok neden olan 5 gıda

    1. Sosisli sandviç

Zira içinde çok fazla nitrat vardır. Kanser koruma koalisyonu, çocukların ayda 12 adetten fazla sosisli sandviç yememelerini önermektedir. Sosisli sandviçsiz yapamıyorsanız, sodyum nitratsız yapılan cinsini satın alın.

3-     İşlenmiş et ve domuz pastırması

Sosisli sandviçte, domuz pastırmasında ve diğer işlenmiş etlerde bulunan aynı yüksek sodyum nitrat aynı şekilde kalp hastalığı riskini yükseltir. Domuz pastırmasında doymuş yağın aynı şekilde kanserde payı olur.

3.     Yağda kızarmış şekerli çörek veya lokma Lokmalar kansere yol açan çiftli dertlerdir. Birincisi, bunlar beyaz undan, şekerden ve hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar, belki de kanser riskini arttırmak için yiyebileceğiniz en kötü yiyecektir.

      4. Kızarmış patates

Lokmalar gibi, kızarmış patates de hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar ayrıca, kızarma işlemi sırasında ortaya çıkan ve kansere neden olan akrilamid maddesini de içerir. Bunlara “French fries” değil, “kanser fries” olarak çağırılmalıdır.

       5. Cips, kraker ve kurabiye, bisküi

Tümü genellikle beyaz un ve şekerden yapılır. Etiketinde “trans yağlar içermez” yazılı olsa bile, genellikle az miktarda trans yağ vardır.
Yukarı Mail: admin@huseyinekici.com.tr  Web: www.huseyinekici.com.tr       
 

Toplam Kayıt Sayısı: 1181 Toplam Sayfa Sayısı: 40
1. 2. 3. 4. 5. . . . 38. 39. 40. [»] [»»] 
© 2006-07 Hüseyin Ekici Ziyaretçi Defteri Tüm Haklari Saklidir
designed by slayer