| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Mutlu EKİCİ
Yer:
Kırklareli
Tarih:
30 Ağustos 2010, Pazartesi 09:56 |
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
merve
Yer:
İstanbul
Tarih:
28 Ağustos 2010, Cumartesi 00:53 |
ınternet sıtenız gercekten guzel olmus herkesın gırıp gezmesı gormesı lazım bende tesaduf eserı rastladım.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Süleyman GÖRGÜLÜ
Yer:
Almanya
Tarih:
23 Ağustos 2010, Pazartesi 17:26 |
REFARANDUM'da EVET OYU ÇIKARSA NE OLUR?
Referandum'da EVET oyu çıkarsa ne olur ? Hiç bir şey olmaz siz merak etmeyin öyle muhaliflerin söyledigi gibi Türkiye'nin sonu gelmez.
EVET çıkarsa Referandumdan Başbakanımızın ağzı kulaklarına gelir sevinçden, yaptığı işlerin dogru olduguna inanır.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Gülleri açar Referandum dan EVET oyu çıkarsa.
EVET oyu çıkarsa Referandum'dan Ergenekon davasın'dan102 Kişi için kaldırılan tutuklama kararı, yeniden gündeme gelir ve tutuklama kararı çıkar.
Referandum'dan EVET oyu çıkarsa, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde gizli tanık sayısı artar .
EVET oyu çıkarsa Referandumdan Islak imzalar hiç kurumumaz.
Yürütme Yasanın önüne geçer Referandumdan EVET oyu çırarsa.
EVET oyu çıkarsa Referandumdan Cumhurbaşkanı'nın yapacagı atamaları Başbakan yapar.
Melih Gökçe Televizyon Televizyon dolaşır CHP genel başkanı Kemal Kiliçdaroglu'nu Düelloya davet eder, EVET oyu çıkarsa Refereandumdan.
Melih Gökce Hayatının en büyük hatasını yapar, Kemal Kılıçdarogluyla ikinci kez Televizyon porogramında tartışmaya girerse, çünkü Melih Gökce ilk Tv Porogram tartışmasında Kemal Kılıçdaroglu CHP başkanı oldu, ikinci ratışmasında ise Kemal Kılıcdaroglu Başbakan olur.
Kemal Kılıçdaroglu bir konuşmasında, Melih Gökçe için ben onu adam yerine koymuyorum demişdi ve şimdi o sözünden vazgçer Mekih Gökce'yi adam yerine kor EVET oyu çıkarsa Referandumdan.
EVET oyu çıkarsa Referandumdan Tunceli'ye yardım dagıtmaz AKP Hükümeti örnegin Buzdolabı, Çamasır makinesi Üçlü koltuk Vs Gerçi Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan Tunceli'ye Dersim diyor ama olsun bu kadar hatayı, daha önceki Başbakanımızda yapmadı mı? Örnegin, Akdenize Karadeniz ve Karadenize de Akdeniz demiyor muydu Prof. Dr. Tansu Ciller.
EVET oyu çıkarsa Referendumdan AKP hükümeti Yazın buzdolabı, kışın kömür dagıtır, daha önceki yapmış oldugu hatayı yapmaz. Kışın buzdolabı yazın kömür dağıtmaz. Çünkü önümüzdeki seneye genel seçim var.
EVET oyu çıkarsa Referandumdan Başbakanımz her eve üç çocuk yerine bu seferde Altı çocuk ister bizlerden. Türkiye'de Nufus patlaması olur
Referandumdan EVET oyu çıkarsa, Başbakanımız tekrar meydanlara çıkıp, biz halkdan destek aldık, her ne pahasına olursa olsun KÜRT açılımına sonuna kadar devam diyecek der.
EVET oyu çıkarsa daha önceden meydanlarda CHP Dersimı bombaladı sözüne, Dersim İsmet İnönü'nün emriyle bombalandı diyecek Başbakanımız.
Referandumda EVET oyu çıkarsa, bu yaz sıcagında meydanlarda halkı serinletmek için su sıkan bu AKP Hükümeti, Kışın biber gazı sıkar. Grev yapan Tekel işcilere yaptığı gibi.
Referandumda EVET oyu çıkarsa ne olur ? Hiç bir şey olmaz Dünyanın sonu gelmez.
Süleyman GÖRGÜLÜ
23.08 2010
goerguelue@yahoo.de
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hürü-Hüseyin
Yer:
Almanya
Tarih:
11 Ağustos 2010, Çarşamba 13:42 |
Vefat Ve Bassagligi
Burunören Köyunden Mailin Duranin Oglu Cuma Abimize Allah,tan Rahmet Topragi Bol Olsun Yattigi Yer Kendini incitmesin Ailesine Ve Yakinlarinada Allah Sabirlar Versin Bassagligi Dileriz
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Barış Yardımoğlu
Yer:
İstanbul
Tarih:
07 Ağustos 2010, Cumartesi 11:12 |
Google'da bir araştırma yapıyordum ve tesadüfen websitenize uğradım. İstanbul'da web tasarım ve web yazılım konusunda faaliyet gösteren bir şirket sahibiyim. Web siteninizi tasarım açısından kısa bir süre de olsa inceleme fırsatı buldum.
Çok emek verilerek hazırlanmış olduğunu düşünüyorum. Web 2.0 teknolojileri de siteye entegre edilirse eminim ziyaretçilerin daha fazla katılımın sağlanacağı bir websitesi olacaktır. Google arama sonuçlarında da çıkıyorsunuz bu da dikkatimi çekti ancak siteye seo (arama motoru optimizasyonu) hizmeti almanız sizi daha da yukarılara taşıyacaktır.
Kısa bir değerlendirme yapmak istedim umarım faydalı olmuştur. Kalın sağlıcakla.
        
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
mustafa kalalari
Yer:
İstanbul
Tarih:
29 Temmuz 2010, Perşembe 19:33 |
web sitenize tesadüfen rastladım .çok güzel ve yararlı olmuş.tebrikler
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
fisun.o.
Yer:
Eskişehir
Tarih:
24 Temmuz 2010, Cumartesi 13:59 |
Alıntı Sahibi: Fisun TOYKUYU
İnşallah buna yürekten inanıyom.
"Sessiz Devrim" DSP barış güvercini öyle uçacak ki kimse durduramayacak.
Kurultayda ben bunu gördüm Hüseyin beyefendi.
Saygılar, sevgiler. |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Nilgün ve Mutlu EKİCİ
Yer:
Kırklareli
Tarih:
23 Temmuz 2010, Cuma 02:13 |
Canım Kardeşim Selma EKİCİ ve Hüseyin ALKAN 'a sağlık ve mutluluklar dilerim.
Nilgün ve Mutlu EKİCİ
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Kemal KORKMAZ
Yer:
Antalya
Tarih:
20 Temmuz 2010, Salı 09:17 |
Yerlikuyu köyünden hakka yürüyen İhsan Aslana allahdan rahmet yakınlarınada sabır ve başsalıgı dileklerimi iletirim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ali Naki Tatar
Yer:
Kayseri
Tarih:
15 Temmuz 2010, Perşembe 14:55 |
Düğünümüzde bizleri yalnız bırakmayan , düğüne katılan katılamayan telefonla,maillerle bizleri yalnız bırakmayan dost ve akrabalarımıza sonsuz teşekkürler Esengül&Ali Naki TATAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Tuncay Yalcin ve Ailesi
Yer:
Almanya
Tarih:
11 Temmuz 2010, Pazar 15:15 |
Esengül ve Ali Naki'ye
Bir yaşam boyu birbirinizi sevmeniz ve hep neşe içinde, huzurlu bir hayat sürmeniz dileklerimizle... Elleriniz birbirinden hiç ayrılmasın. Mutluluklar!
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Aydın KÖKSAL
Yer:
İstanbul
Tarih:
09 Temmuz 2010, Cuma 20:23 |
SAĞLIĞINIZA DİKKAT EDİNİZ!...
1-Diş macununu ıslatmayın...
2- Kalp krizi ve Aspirin...
1-Diş macununu ıslatmayın
Türkiye, ağız-diş sağlığı konusunda sınıfta kalan ülkeler arasında ilk
sıralarda...
Doğru bilinen yanlışlar ve önemsenmeyen detaylar ağız sağlığının
bozulmasına neden oluyor.
Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak besinlerdeki asitlerin ağızda
dağılmasına neden olduğu için dişleri zayıflatıyor. Dişleri yemeklerden en
AZ bir saat sonra fırçalamanın daha uygun olduğunu söyleyen Memorial
Etiler Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü'nden Dt. Hacer Esved
Alireisoğlu, Türkiye'de ağız ve diş sağlığına yeterince önem verilmediğini
söyledi ve bu konuda sık yapılan hataları şöyle sıraladı:
DİŞ MACUNUNU ISLATMAYIN
Diş macununun bilinenin aksine suyla ıslatılmaması gerekir. Islanan diş
macunu etken maddesini kaybeder. Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde
kullanılmalıdır. Unutmayalım ki diş macunu sadece diş fırçalamayı
kolaylaştırıcı bir ajandır.
"NE KADAR UZUN FIRÇALARSAM O KADAR İYİ" DİYE DÜŞÜNMEYİN
Diş temizliği hakkında bilinen yanlışlardan biri de dişleri uzun süre ve
sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancıdır. Yapılan
araştırmalar iki dakikayı aşan fırçalamanın daha çok bakteri öldürmediğini
gösteriyor. Dişlerin günde en AZ iki kez iki dakika süreyle çok sert
olmadan fırçalanması ve diş ipi kullanımıyla ideal bir diş temizliği
sağlanabilir. Sigara, çay ve kahve tüketimi fazla olanlarda meydana gelen
dil pası kokuya neden olabilir. Bu durumda dişler fırçalandıktan sonra
dili de fırçalamak gerekir.
ARITICI GIDALAR TÜKETİN
Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış
mısır ve kereviz özellikle yemek aralarında tüketildiğinde mekanik bir
temizlik sağlayacaktır.
ELMA SİRKESİYLE GARGARA YAPIN
Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın.
Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve
dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.
AĞIZ KOKUSU İÇİN KAHVE ÇEKİRDEĞİ ÇİĞNEYİN
Ağız kokusu gündelik yaşamda insanı sosyal ve psikolojik olarak etkileyen
bir rahatsızlıktır. Kötü ağız kokusu, hem kişiyi etkiler hem de çoğu zaman
mahcubiyete sebep olur. Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hürü-Hüseyin
Yer:
Almanya
Tarih:
07 Temmuz 2010, Çarşamba 00:20 |
ALI Ve Esegül Bu En Güzel Gününüzde Yaninizda Olamadimiz Icin Üzgünüz Umarim Her Sey Gönlünüzce Olur Ve Bir Ömür Boyu Mutlu Kalirdiniz Mutluluklar Dileriz ikinizede
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin EKİCİ
Yer:
İstanbul
Tarih:
23 Haziran 2010, Çarşamba 21:59 |
KISSADAN HİSSE MUTLAKA OKUYUNUZ...
PAPAZI DÖVDÜRTMEYECEKTİK
Bu üç arkadaş bir yaz günü yaya olarak yolculuk yapmak zorunda kalıyorlar.
Biri Türk, biri Kürt, diğeri de Ermeni.
Ama, Ermeni olan aynı zamanda papaz.
Hava sıcak. Bir süre sonra yolda susuyorlar.
Etrafta su yok.
Bağların olgun zamanı.
"İki salkım üzüm yiyelim de ağzımız ıslansın," diye
Bir bağa giriyorlar.
Bağın sahibi bir Türk ama onu görememişler.
"Kaç paraysa veririz," diyerek yemeye başlamışlar.
Bu sırada bağın sahibi gelmiş.
Bakmış üç kişi üzümünü yiyorlar.
Fena bozulmuş ama üç kişiyle de başa çıkamayacağını düşünmüş.
Birine bakmış, kıyafetinden Ermeni ve papaz olduğu belli.
Diğerine bakmış, konuşmasından Kürt olduğunu anlamış.
Üçüncüsü de Türk.
Dönmüş Ermeni'ye,
"Bak bu adam Türk, yesin malımı.
Benim kanımdandır.
Helali hoş olsun.
Bu da Kür'tür ama din kardeşimdir.
Sen niye yiyorsun benim üzümü mü?" demiş.
Bu laf, üzerlerine sorumluluk yüklenmeyen
Türk ve Kürt'ün hoşuna gitmiş.
Adam, papazı bir güzel dövmüş.
Kıpırdayacak hal bırakmamış, yere uzatmış.
Bağ sahibi biraz sonra Kürt'e dönmüş.
"Müslümansın da niye sahipsiz bağa giriyorsun.
Bu adam benim kanımdan yediyse afiyet olsun,
Çünkü o Türk"tür.
Kardeşimdir," diyerek bir güzel onu da dövmüş
ve yere uzatmış.
Bu durum Türk'ün hoşuna gitmiş.
Biraz sonra Türk'e dönmüş ve "Tamam anladık Türk'sün,
Aynı kandanız, aynı dindeniz ama sahibi olmadan başkasının
bağına girilir mi?" diyerek Türk'e de vurmaya başlamış.
Türk yumrukla yere yuvarlanınca Kürt'e dönmüş ve
"Biz," demiş
"papazı dövdürtmeyecektik."
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
İsmail GÜNGÖR
Yer:
Kocaeli
Tarih:
19 Haziran 2010, Cumartesi 11:04 |
Erdoğan'a
Sekiz sene boşa geçti ömürden
Ülkenin çivisi çıktı Erdoğan
Değiştim diyerek gelmişti başa
Anladık ki balon imiş Erdoğan
Külhan beyler gibi naralar attı
Kota mota ile köylüyü sattı
Çalışan kesimi canından bıktı
Köleliğe mahkûm etti Erdoğan
Atatürk kurmuştu cumhuriyeti
Yetişen gençliğe emanet etti
Karanlık önünde aşılmaz setti
Aydınlığa sırtı döndü Erdoğan
Boş vaade prim vermez bu halkın
Aldığın oyları tapun mu sandın
Analara bile dilin uzattın
Hesabı sorarlar bir gün Erdoğan
Ergenekon denen düzmece plan
Gizli tanıklar çıktı hepsi yalan
Bunların hesabı sorulmaz sanan
Kendi çukurunu kazdı Erdoğan
Bu ülke sahipsiz sanma Erdoğan
Kurtaramaz seni Barak Obaman
One Munite ile göz boyayaman
İsrail'den farkın ne ki Erdoğan
İnsan hakkı diye bir şey kalmadı
Her taraf dinleme cihazla doldu
AKP-ABD uydusu oldu
Sonun Fetüllah'ın yanı Erdoğan
ABD Irak'a atarken bomba
Müttefiktin kıydı binlerce cana
İsrail'e tavrın hep yutturmaca
Sözde Filistin'den yana Erdoğan
Kıbrıstır bizim yavru vatanımız
Akdenizde açık bir tek kapımız
Unutmaki orda aktı kanımız
Peşkeş çekemezsin vazgeç Erdoğan
Açılım diyerek kapandı gitti
Kürdü alevisi gerçek zannetti
Ampülün miadı çoktandır bitti
O idi umudun söndü Erdoğan
Bırak herkes inancını yaşasın
Kimsenin kimseden farkı kalmasın
Hizmetse hizmeti hep eşit alsın
Hakkın adaleti budur Erdoğan
Sıralasam sayfa yetmez Erdoğan
İcraatın lale bahçesi tamam
Gemiciğe sıra geldiği zaman
Rotası ABD gider Erdoğan
Güngör'üm der bırak yağma talanı
Halk yargılar bu ülkeyi satanı
Geliyor alana inme zamanı
Bunlar aklınızda olsun Erdoğan
İsmail Güngör
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mine Sevgi Özer
Yer:
Ankara
Tarih:
19 Haziran 2010, Cumartesi 01:48 |
-Itibarı, içinde yasadigin ortam belirler; karakteri, inandigin dogrular...
-Itibar, sandigin seydir; karakter oldugun sey...
-Itibar fotograftir; karakter ise yüz...
-Itibar disardan gelir; karakter içerden...
-Itibar, yeni bir topluluga girdiginde sahip oldugundur;karakter giderken elinde olan...
-Itibarin bir anda olur; karakterin ömür boyunca...
-Itibarin bir saatte ögrenilir; karakterin bir yilda açiga çikmaz...
-Itibar mantar gibi büyür; karakter sonsuza kadar sürer...
-Itibar zengin veya fakir yapar; karakterse mutlu ya da mutsuz...
-Itibar insanlarin mezar tasina kazidiklaridir; karakter meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Nilgün
Yer:
İstanbul
Tarih:
13 Haziran 2010, Pazar 22:16 |
Babaların hayattaki en mükemmel varlık olduklarını biliyoruz ve tüm babaların babalar gününü kutluyor sağlıklı bir yaşam temenni ediyoruz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mehmet ÖZTÜRK
Yer:
Hatay
Tarih:
11 Haziran 2010, Cuma 15:01 |
Sayın Hüseyin Ekici,
Sanal olarak oluşturulan basının gündem maddelerini değil de ülkemizin gerçek maddelerini(Gündem) takip eden bir yazar olmanız beni çok mutlu etti. Kurultayımıza katılmanız ayrıca bana bir onur ve gurur verdi.
Bizdeki ışığı farketmiş olmanızdan dolayı çok teşekkür ederim ve saygılarımı sunarım. Gerçek gündem maddelerine bağlı olan ve tarafsız olan yazılarınızı okumaya devam edeceğim.
Saygılarımla,
Mehmet ÖZTÜRK
DSP Hatay Gençlik Kolları Başkanı
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Fisun TOYKUYU
Yer:
Eskişehir
Tarih:
11 Haziran 2010, Cuma 14:46 |
İnşallah buna yürekten inanıyom.
"Sessiz Devrim" DSP barış güvercini öyle uçacak ki kimse durduramayacak.
Kurultayda ben bunu gördüm Hüseyin beyefendi.
Saygılar, sevgiler.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Seyit TOSUN
Yer:
Ankara
Tarih:
11 Haziran 2010, Cuma 14:44 |
SEVGİLİ HÜSEYİN EKİCİ ...
AYDINLIK YÜREĞİNİZLE VE AYDINLIK FİKİRLERİNİZLE ARAMIZDASINIZ.ÜLKEMİZE GETİRECEĞİMİZ YENİ GENÇ SİYASET ANLAYIŞINA VE TARZINA VERMİŞ OLDUĞUNUZ KATKILAR ÜLKEMİZ GELECEĞİNE IŞIK OLACAKTIR.
BİRLİKTE YAPACAKLARIMIZ SADECE ÜLKEMİZE DEĞİL, TÜM DANYAYA ÖRNEK OLACAK VE ÜLKEMİZİ AKABİNDE DE DÜNYAMIZI DEĞİŞTİRECEKTİR. GÜZELLİK KATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
esma
Yer:
İstanbul
Tarih:
02 Haziran 2010, Çarşamba 23:03 |
sitenizi çok iyi buldum bilgiler her zaman işimize yarayabiliyor ama okumayı sevdiğimiz için daha fazla yazı koymanızı tavsiye ederiz.hayırlı çalışmalar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
yüksel
Yer:
İstanbul
Tarih:
31 Mayıs 2010, Pazartesi 17:52 |
Böyle faydalı siteler yapıp hepimizi bilgilendirdiğiniz için tüm yöneticilere teşekkürlerimi bir borç bilip saygılar sunarız.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Şinasi KARACA
Yer:
İstanbul
Tarih:
21 Mayıs 2010, Cuma 23:40 |
Alıntı Sahibi: Şinasi KARACA
...Sayın çok değerli, duyarlı toplumuna kültürüne, inancına sahip çıkan,Hüseyin Ekici bey:
Gerçekten 'bu kadar olur' derler ya ben de sizi sitelerde dolaşırken tesadüfen buldum bir kaç gündür sizi tanımak, yapmış olduğunuz işleri bir çok yazılarını okudum. Eline, yüreğine beynine sağlık. Sizden daha çok şeyler ögrenmemiz gerekmektedir.
ALLAH size sağlıklı uzun ömür dilesin ki; duyarsızlar az da olsa sizin gibi duyarlı birinden bir şeyler ögrene bilsinler. Ben Ardahan Hanak (Saskara) Koyunpınarı köyündenim. İstanbul'da yaşıyorum. Sizi takip etmeye devam edecegim. Saygılarımla, sevgilerimle hoş sağlıcakla kalınız. Sinasi KARACA. |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hasibe KAYA
Yer:
İstanbul
Tarih:
21 Mayıs 2010, Cuma 01:48 |
İNSANLARIN BİLEREK YA DA BİLMEYEREK KENDİLERİNE VERDİKLERİ ZARARLAR
· Öfkelenmek
· Tedirginlik hali
· Evhamlılık hali
· Aşırı derecedeki kontrolsüz hırs
· Haset ve kıskançlık hali
· Düşünce gücünün bilinçsiz kullanımı
· Seslendirme etkisinin aleyhe kullanımı ( olumsuzluk taşıyan konuşma şekli )
· Zararlı yayınların okunması veya izlenmesi ( İnsanın dimağı aynen midesi gibidir. İnsanın midesini çok karışık ve
temizliğini kontrol etmediği yiyeceklerle doldurması durumunda nasıl ki fiziki bedenin sağlığı bozuluyorsa , aynı
sakınca dimağın değersiz ve zararlı fikir ve yayınlarla doldurulması halinde kişinin düşünce bedeni için de söz konusudur.)
· Bioritmin korunmaması ( günlük hayatta düzensiz saatlerde yemek yenilmesi , uyku uyunması , vb.)
· Hareketsizlik
· “Keşke” girdapları
· Çok miktarda, karışık ve düzensiz yeme alışkanlığı
· Vücudu yeterince suya doyurmamak durumu ( Uygar ve bilinçli bir kişinin ömür boyunca günde en az 3 litre su içmesi gerekir )
· Doktor kontrolünde olmadan ilaç içme alışkanlığı
· Vücudu soğuk algınlığından korumama hali
· Aşırı korkular
· Aşırı üzüntüler
· Ani sevinçler
· Aşırı yorgunluklar
· Dile getirilmeyen, gizli tutulan isyanlar, küskünlük ve içerlemeler
· Aşırı derecedeki sorumluluk duygusu
· Aşağılık kompleksi
· Vicdan azabı, suçluluk duygusu
· Başarısız olma korkusu
· Devam eden, çözüme kavuşturulamayan şüpheler
. Sigara tiryakiliği
. Alkollü içkiler alma alışkanlığı
. Diğer madde bağımlılığı
SEVGİLERİMLE...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hasan TAŞYÜREK
Yer:
İstanbul
Tarih:
09 Mayıs 2010, Pazar 01:33 |
ASAGIDAKI DUYURUYU SITENIZIN ÖN SAYFASINDA YAYINLAMANIZI
INSANLIK GÖREVI OLARAK RICA EDIYORUZ !!!!
DUYURU
26 Nisan 2010
İbrahim Öztürk'ün küçük kızı Yasemin Öztürk ( 16 yaşında Lise 2.nci sınıf öğrencisi) Lösemi ( Kan kanseri) hastalığına yakalanmıştır. Kendisi 2009 yılı Kasım ayından beri Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesinde yatmakta ve tedavisi burada sürdürülmektedir.
Tedavisin yapan doktorlar, Yasemin'e Kemik İliği Nakli yapılması gerektiğini söylemektedirler. Bir hastaya kemik iliği (her hangi bir organ ) nakli olabilmesi için Kemik İliği vericisi ile hastanın dokularının ayni olması gerekiyor. Kan grubunun ayni olması burada önemli değildir. Yasemin'in anne, baba, kardeş ve 45 civarında aile yakınlarından bu doku uyum testi yapılmış, fakat doku uyumu tutmamıştır.
Doku uyumu için doktorlar 50.000 -100.000 kişide bir kişinin tuttuğunu söylenmektedir. Dolaysıyla uygun kemik iliğinin bulunması çok zor bir vakadır. Ülkemizde tıp fakültelerinde kemik iliği vericileri için maalesef çok sınırlı bir bilgi mevcuttur ve bu bilgilerde araştırıldı ancak uyumlu bir verici bulunamadı. Şimdi yurt dışından araştırma yapılmaktadır.
Türkiye'deki gönüllü verici sayısı 30.000 kişi civarında, Almanya nüfus olarak bize yakındır bu sayı : 3.500.000 kişidir. Bu ülkemizin bu konuda nerede olduğunu gösteriyor. Bizim hedefimiz Türkiye'deki gönüllü sayısını artırmaktır.
Şimdi sizden insani bir konuda yardım talep, etmekteyiz. Kemik iliği genel vericisi olunuz. Bunun için önce doku uyumu araştırılacaktır. Doku uyumu araştırılması için 10 c.c lik bir tüp kan vermeniz gerekiyor. Bu kan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kemik İliği Merkezi'ne gönderilecektir. Çünkü doku uyum testleri burada yapılmaktadır. Eğer doku uyumu olursa, nakil işlemi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılmaktadır.
Biz millet olarak tarih boyunca, bu tip dayanışmaların ve yardımlaşmanın en güzel örneklerini göstermiş bir toplumuz. Şimdi dayanışma zamanıdır. Tüm çalışanlarımız ve aile üyelerinden ve hatta tanıdık-akraba ve komşularından yardım ve katkı beklemekteyiz. Verilecek kan sadece doku testi içindir. Gönüllü verici havuzuna girince bu havuzdan Yasemin de dahil ihtiyaç duyan herkes yararlanabilecektir. Vericinin dokusu herhangi bir hasta uyarsa, Kemik İliği Merkezi size erişip, sizden yardım isteyecektir.
Hiçbir yan etkisi olmayan, kemik iliği vericiliğine ait daha fazla bilgi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kemik İliği Merkezi formunda bulunabilir. Bu formlar ekte sunulmuştur.
Desteğiniz ve yardımlarınız için çok teşekkürler.
Saygılarımla,
İbrahim Öztürk
Tel : 0532 336 82 46
iozturk@kaltun.com.tr
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Ali
Yer:
Ankara
Tarih:
07 Mayıs 2010, Cuma 03:00 |
Siteniz çok başarılı ve verimli olmuş tebrik derim.
Size hayat boyu sonsuz başarı ve mutluluklar dilerim..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Atakan KORKMAZ
Yer:
İstanbul
Tarih:
07 Mayıs 2010, Cuma 01:39 |
Hamdolsun Soyanlara
Daha namusluydu şimdikilerden
Hırsızlar eskiden dağa çıkardı
Ülkemdeki ücra gariban köyden
Yalaka değil,zeytin yağa çıkardı
Hırbonun hırsızın nüfusu azdı
Her iktidar olan hırsız olmazdı
Seçmende bu kadar öküz olmazdı
Daha doğru dürüst boğa çıkardı
Hamdolsun devleti soyan soyana
Deniz fenerleriyle doyan doyana
Üstüne gemicikler koyan koyana
Çüş dedik,deh dedi oha çıkardı
Çüş dedik olmadı,birazcık utan
Sadaka niyetine kömür dağıtan
Köylüyü sefil edip unu akıtan
Öldürdü çiftçiyi sağa çıkardı
Haberler terörden şehitler sunar
Başbakan iş olsun,laf olsun kınar
Eskiden askere bir cihan yanar
Feryadı figanlar göğe çıkardı
Seçilen bu kadar dönek olmazdı
Seçende bu denli binek olmazdı
Güdülen bir sürü,inek olmazdı
içinden bir adam daha çıkardı
Hüseyin Üzmeze çıtır dişiyi
Şehit evladına yetim beşiği
Bukadar arsız,hırsız kişiyi
Mayası bozulmuş doğa çıkardı
Atakan Korkmaz
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜLSÜM Gülsüm
Yer:
İstanbul
Tarih:
05 Mayıs 2010, Çarşamba 15:18 |
Canlı yayınınızı çok beğendik.
Her zaman çıkıyor musunuz ?
NOT: Teşekkür ederim. Kendi formatımıza uygun bir program olması halinde çıkıyoruz. Onun dışında konuk olarak çağırmaları halinde katılıyoruz.
Saygılarımla...
Hüseyin Ekici
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Meltem YELİ
Yer:
İstanbul
Tarih:
03 Mayıs 2010, Pazartesi 15:01 |
Yapma be komutanım!
Yapma be valim!
Yapma be mebusum!
Yapmayın Sayın uyuyan, uyumayan, düşünen düşünmeyen, tepeden bakanlarım!
Yapma be, açılımcı, saçılımcı, gürültücü Sayın Baş Yakanım!
Siz bari yapmayınız be karışık; Sayın Cumbaşım!
Yeter edin artık taraflı davranmayı!
Yeter edin artık insanları sınıflamayı!
Yeter edin artık keseleri doldurmayı!
Yeter edin "demokrasi" denilen kavramı her istediğini yapamaya yönelik olduğu sanılan saçmalıkları!
Yeter edin Adalete müdahaleyi!
Yeter edin be din adına milleti, vatandaşı kandırmayı, kullanmayı maharet sanılan çıkmaz sokakları!
Doyumsuz olmayın Allah aşkına!
Bu ülkenin yüzde doksandokuz'u müslüman!
Kul ile Tanrı arasına kimse giremez, bilirsiniz!
Zengin de fakir de aşağıya birkaç metre kaput bezi götürüyor! Kefenin cebi yoktur ayrıca, bunu da bilirsiniz!
Dur deyin şu kıyıma Allah'ınızı, peygamberinizi severseniz!
Her gün cephelerden şehit geliyor, yeter!
Yeter!
Yeter!!
Her ananın yüreğine düşecek o acı, ne demek biliyor musunuz siz?
O evde olabilecek kıymeti tahmin edebilir misiniz siz?
Ölüm nedir bilir misiniz, yokluk, hiç olmak?
Evlat nedir bilir misiniz siz?
Onu ne umutlarla, ne çabalarla büyütüyor analar babalar!!
Ve soğuk bir haber, bir gün
Oğlunuz şehit! Ruhu şad olsun!
Bunlar basit ve kaçamak sözler sayın ekâbirler!
Acıları dindiriyor mu, giden canı geri getiriyor mu?
Hem de Tunceli'de!
Sınırda değil bre ne aradığını bilmeyenler?
Anadolu'nun içinde, aramızdalar..
Tarlada, bağda, bahçede, yaylalarda
Biliyor musunuz bunu kimler yapıyor?
Fark etmiyor musunuz bölücüleri?
Sahi bilmiyor algılamıyor musunuz bu serserileri???
Üç çapulcuya "açılım" "saçılım" hengâmesi ile şok verip sizler semizleştirmediniz mi?
Ayrık otu gibi büyümelerine sizler izin vermediniz mi?
Bu kadar da müsamaha olur mu be sayın böyük akiller?
Siz ne'sinin Allah aşkına?
Bu vatanın sorumluları değil misiniz?
Başta bebek katili Apo'su, Zana'sı, Türk'ü, Tuğluk'u, Dicle'si, Terörist olarak yargılanırken mebus olup dokunulmazlık kazandırdığınız Tuncel'i vs"
Bölücülerin, şakilerin birisine bin güç kattınız!
Millete, vatanın yetkililerine, polisine, askerine gerine gerine küfredip kin kusan şakileri özellikle Baydemir'i neden böyle hala konuşturuyorsunuz?
Ülkenin sorumlusu kim?
Sözüm ona kime küfreder bu serseriler Allah aşkınıza?
Bu bölücü şakilere, insan müsveddelerine niçin meydanları teslim ediyorsunuz?
Yabancıların değirmenine su taşıyan, vatanını dışarıya şikâyet edip iç huzuru kendi içinde düşünmeyen böylesi kirli düşünceli insanları bu kadar büyüten kimler?
Sizler;
Hepiniz!!!
Ya TC. savcılar?
Ya yargıçlar?
Ya anayasa savunucuları?
Ya da elinde yetkileri silahı, hazır ordusu bulunan o yaldızlı elbiselerin içindeki süslü generaller?
Genel Kurmay Başkanı?
Sahi! Siz kimin başısınız Allah aşkına?
Askerlerin her gün bir bir ölüyor, öldürülüyor!
Generallerin, subayların, astsubayların yedi karalara bulanarak iftiralarla mahpuslarda çürütülüyor?
Siz hala uyum içindesiniz be sayın paşam?
Hangi yasalara, hangi devlete mensup olarak bunları savunuyor, uymaya çabalıyorsunuz kendinizi?
"Vatan sağ olsun!" ha?
"Ruhun şad olsun!" öyle mi?
"Allah cennette kavuştursun şehitlik şahadetine ulaştılar nice yiğitler!" öyle mi?
Geçiniz bunları!
Bir yarısı burnunu batıra batıra balın özünden yesin, dünyada cennetini yaşasın!
Bir yarısı bataklıkta çabalasın, yaşarken cehennem azabı çeksin!
Şimdi bu adalet midir? Bu hangi mertebedir?
Vatanın her imkânından öz evlat gibi yararlanan, cephelerde savaşmaktan korkan, "paralı askerlik" çıksın diye direnen insanlar vatandaş da; vatanı uğruna şehit olan nice gençler kimin nesi?
"Ruhunu şad" ettirecek, yaşamı bazılarının geleceği ile takas edilen canlar bizim; "şad" sizin olsun!
Varsa ölmeye değecek bir konu "şahadet" değil, bizzat topyekûn savaş olsun!
"Alavere dalavere kürt Memed nöbete!" oyunları yetsin artık.
Varsa bir savaş, yaratılacaksa bir düşman, haydin hep birlikte ona karşı savaşalım!
Bir akıllı çıksın da şu ayrılık gayriliklere son versin!
Allah adına!
Peygamber adına!
Bu ülkeyi cennet misali onca yokluk ve savaştan sonra rahat, bolluk, bereket, huzur içinde, sakin, mutlu ve müreffeh bir duruma getirip bizlere teslim eden Mustafa Kemal Atatürk adına, eski günlerin özlemi adına; şu vatana, milletine ve onun evlatlarına, binbir umutla beklenen geleceğe sahip çıksın!
Yeterin!
Yeterin artık!
Çare var mı?
Yine ülke için canlarını feda eden onca yiğitlerimizin ana babalarının acılarını yürekten paylaşır Allah'tan sabır; gece gündüz nöbet bekleyen , cephelerde gözünü budaktan sakınmayan askerlerimize muvaffakiyetler dilerim.
ALINTI: http://www.mevzuvatan.com/yazar/1848-meltem-yeli-alavere-dalavere-kurt-memed-nobete.html
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Anadolu Sevgi Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği
Yer:
İstanbul
Tarih:
27 Nisan 2010, Salı 09:40 |
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Derneğimizin Üyelerinden Hüseyin Hasbi Ada ve Mehmet Ali Ada'nın Anneleri,
Derneğimizin Yönetim Kurulu üyeleri Ayfer Ada ve Ahmet Ada'nın Babaanneleri,
Sivas, Hafik, Barcın Köyünden ZEYNEP ADA tedavi gördüğü Haydarpaşa Eğitim ve Nümune Hastanesinde 26 Nisan 2010 tarihinde vefat etmiştir.
Cenazesi 27 Nisan 2010 Salı günü SARIGAZİ CEMEVİNDEN kaldırılarak, aile mezarlığı olan Dudullu Mezarlığında defnedilecektir.
Merhumeye Allahtan Rahmet, ailesine, komşularına, sevenlerine başsağlığı dileriz.
ANADOLU SEVGİ BİRLİĞİ
KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU
|
| Yukarı |
|
| |